İntibah için çok geç!..

Bu yazımda henüz okumuş olduğum ve şimdiye kadar okumadığıma pişman olduğum Namık Kemal’in “İntibah” adlı romanın özetini yazacağım. Roman özetini önce yazdığım ve oldukça uzun sürdüğü için bu sefer kendim hakkında çok şey yazmayacağım. Romanı daha önceden okumuş olanlar veya özetini çıkarmak isteyenler elbette okusun ama tavsiyem o ki eğer bu romanı okumadıysanız sizden ricam […]

Nasıl gidiyor dersiniz?

Nasıl gidiyor derseniz eğer; mükemmel gidiyor… demeyi isterdim tabi. Ama maalesef ki maalesef işler tam da istediğim gibi gitmiyor. Yine de elimden geldiğince çalışmayı elden bırakmamaya gayret sarfediyorum. Dikkat ederseniz elimden geldiğince kısmı çalışmayı değil bırakmamayı niteliyor. Nedendir bilmiyorum günde altı saat uyumama rağmen sanki iki saatlik uyku ile duruyorum gibi geçiyor günlerim.  Geçenki yazıda […]

Yeni Bir Başlangıç Mı?

Geçtiğimiz Salı günü olan doğum günümle beraber yeni bir başlangıç yapmış bulunmaktayım. Ama buradaki yeni sözcüğünün sanırsam bir hükmü yok. Belki kaçıncı başlangıçtı bu. Buradaki “Mı?” soru ekini de bunun için koymuş bulunmaktayım. Yalnız tabi bu başlangıç önceki başlangıçlara nazaran biraz daha önem arz etmekte. Hem kendimi tamamen çaresiz hissettiğim bu yıllarda sağlam adımlarla temelini […]

ŞAİR ÇOK İYİMSERMİŞ!…

Günler öyle hızlı geçiyor ki… Bu kurduğum sitenin adını her ne kadar komiklik olsun diye de olsa “Zübeyir’siz Kalmayın” diye atsam da sanki Zübeyir çok önemli işlerle meşgulmüş gibi burada iki satır yazmaya bile vakit ayıramıyor. En son askerlik dönüşü yazdığım yazıdan sonra her Ramazan ve Kurban bayramındaki yaşanan o bayram telaşını anlatmaya bile vakit […]

Kararsızlıklar Noktası

Hayatımda dönüm noktası sayılabilecek bir süreç daha sona erdi. Kimine göre 6 ay askerlik çok kısa gibi gelse de yeri geldi çok zor günler geçirdiğimde oldu. Yani gün hesabı değilde o günde neler yaşadığı hesaplanması daha mantıklı olsa gerek. Allah’a şükürler olsun ki canım vatanımın her köşesi ayrı güzel olsa da en sıkıntısız yerde askerlik […]

Çarşıdan bir not 2

Yazmak zor değil aslında. Eline kalem alan bir kişi aklına gelen her şeyi yazabilir. Mesele yazmakta değilde yazmaya zaman ayıramamak. Ben bu siteyi açtığımda isterdim ki her gün olmasa da en azından her hafta hem bir kaç konuya değineyim hem de içimden geçenleri yazarak rahatlayayım. Ama gelin görün ki yapamıyorum ve hayatımı hiç düzene sokamıyorum. […]

Zaman geldi geçiyor…

Zaman geldi geçiyor. Aslına bakarsanız zaman hiç gelmedi hep geçti. Çünkü zamanı gelen her şey bir gün hep geçmişte kaldı. Zamanı geçmeyen tek şey duygular. Seviyorsanız eğer dakikalar gelip geçse de o içinizde var olan şey. Bu başlığı aslında henüz girdiğim kpss sınavı için yazdım. Geçen sene bu zaman için, “Daha çok var nasıl geçecek bunca […]

Zoruma Gidiyor Dostlar

Yorgunum fazlasıyla. Önceki yazımdan bu yana uzun süredir içimdekileri kısmen olsun dökeyim rahatlayım dedim ama ne zaman bilgisayar açsam nereden başlayıp neyi anlatacaktım bilemedim. Çünkü burada yazıya döktüğüm zaten yüzeysel günlük türünden şeyler. Hani bir laf var “siz benim acılarımı, ancak benim anlattığım kadar bileceksiniz. Ben ise o acıların hepsini bir bir hücrelerimde yaşayarak öğrendim” gibi. Şimdi […]

1915 Çanakkale “Biz Hep Buradayız “

Günlerden Pazar’ı Pazartesi’ye bağlayan gece… Kimi için hafta başı sendromu gibi görünse de benim için her geçen an sınav sendromu haline dönüşmekte. Sınava tam 2 ay kaldı. Tek şansım olan sınava sadece 60 gün. İçimden yine her zamanki gibi bu hafta başı kesin başlamalıyım cümlesi… Konuya başlık gereği böyle başlamam gerekirdi ama bu durumun önemi […]

Şafak Vakti Çocukları’ndan Telaş Vakti Çocuklarına :)

Eveeeeet… Neler neler birikti bir bilseniz… Siteyi açmamla beraber ben yazılarımı günlük niyetinde yazmak isterken aradan tam 3 ay geçti. Önce hangi konudan başlasam bilmiyorum ama başlıktan da anlaşılacağı üzere en önemli konulardan biri de “Şafak Vakti Çocukları”:)…. Sıra ile gidecek olursak bir yandan öğretmen ataması beklerken bir yandan ders çalışıyordum fakat atamalardaki bilişim öğretmenlerine verilen […]